tumblr analytics

İtalya GP: Campione Sebastiane!

2011 sezonunun, sürücüler şampiyonası açısından son yarışı sayabileceğimiz İtalya GP’si, bu sezonun birçok yarışında olduğu gibi enfes bir mücadeleye sahne oldu. Sebastian Vettel’in, şampiyonluk kemerini çok çok büyük ihtimalle ikinci kez garantilediği yarışta Alman pilotu bir yarışın başında, bir ara pit-stop’larda, bir de yarışın sonunda görebildik. Kendi kendine sakin sakin, aradaki farkı koruyarak güzel bir galibiyet aldı. Tıpkı şampiyonluk mücadelesinde olduğu gibi, asıl kapışma, birincilik dışındaki pozisyonlar için oldu. Alonso, Button, Hamilton ve Schumacher arasındaki in-nanılmaz yarış, Monza’nın da bir anlamda öyküsü oldu: İlk 5’te en genci en yaşlısı arasında sıkışmış toplam 5 dünya şampiyonu: Vettel, Button, Alonso, Hamilton ve Schumacher.

Sebastian Vettel, 2011, İtalya GP

Webber’in, “Belki de hayatındaki en iyi turlardan birini attı,” dediği Vettel’in pol pozisyonu sonrasında, Button ve Hamilton aslında yarıştan pek de ümitli değillerdi. Red Bull’un 0,5 saniyelik farkı nereden bulduğunu bir türlü anlayamayan bu ikili, Vettel’in tutulamaz olduğunu düşünüyorlardı. Ancak sıralama turları sonrasında biraz daha derinden bakınca, Vettel’in aracında bir kurnazlık olduğunu fark ettiler. Red Bull, Alman pilotun vites oranlarını çok kısa tercih etmişti. Monza gibi, son hızın önemli olduğu böylesi süratli pistlerde yapılacak son şey! Size, sezonun en kısa vites oranı kullanılan pistinin Monaco olduğunu söylersem, çok teknik detaya girmeden de bunun nasıl bir “kumar” olduğunu anlayabilirsiniz. Kısa vites oranı, motor devrini en kısa sürede maksimuma çıkarmakta, aracın çabuk ivmelenmesini sağlamakta kullanılır. Monaco’da çok uzun düzlük olmadığı için, aracı bir an önce yedinci vitese taşımak ve buna göre son sürate ulaşmak istenir. Ayrıca viraj çıkışlarındaki ivmelenme için de kısa vites oranı önemlidir.

Kısa vites oranını dezavantajı, aracın devir saatinin limitine çok kısa sürede ulaşmasıdır. Monza gibi uzun düzlüklü pistlerde bunun dezavantajı çok barizdir zira düzlüğün son 500 metresine geldiğinizde, aracınız devir limitine vurur ve o saatten sonra ister DRS’iniz olsun ister hava koridoruna girin, hiçbir halta yaramaz. Aracınızın o andaki düzlük hızı değişmez. Ezcümle, aracın son süratini belirleyen şey devir sayısıdır. Hava koridoru, DRS ya da F-kanal, hep bu devir limiti içinde bir anlam ifade ederler. Mekanik bir durum elbette. İşte Vettel’in bu yarıştaki durumu da buydu. Sıralama turlarında yirmi dört araç içinde son sıradaydı. Yarışta da 327,4 km/s.e ulaşabildi. Yarışı ilk virajda terk eden dört pilotu saymazsak, sonuncu sıradaydı. Schumacher 339, Massa da 342’ye erişebildiler. McLaren’leri bir anda umutlandıran gelişme de bunu öğrenmeleri oldu. Bu sayede ikinci olsalar bile Vettel’i düzlüklerde DRS yardımıyla rahatlıkla geçebileceklerini öngördüler. Vettel, düzlüğün sonuna gelmeden devir limitine takılacaktı, McLaren’ler de DRS yardımıyla Alman pilotu rahatça geçebileceklerdi. Teoride elbette haklılar, ama bunun için ilk iki tur boyunca Vettel’in arkasında bir saniyelik farkı korumaları gerekiyordu. Tam tersinden söylersek: Vettel’in, kumarını tutturmak için, DRS’nin serbest bırakılacağı üçüncü tura kadar arkasındakilere bir saniyeden fazla fark atması gerekiyordu.

Ancak yarışın startı tüm bu hesaplamaları da bir anda darmadağın etti. Alonso, tıpkı İspanya’daki gibi dördüncülükten birinciliğe, Schumacher de sekizincilikten dördüncülüğe yükselince bir anda hem Vettel’in hem de McLaren’lerin hesabı şaşıverdi. Güvenlik aracının devreye girdiği sırada Alonso, Vettel, Hamilton, Schumacher, Massa, Button ve Webber arka arkaya dizilmişlerdi. Bu senaryo Vettel için oldukça kötüydü zira ne Alonso’yu geçebilecek ne de Hamilton’a savunma yapabilecek son sürate sahipti. Olması gerektiği yer birincilikti, ancak bu sayede arkasındakiyle farkı açabilir ve DRS’ten kaçabilirdi. Güvenlik aracının çıkışından sonra da iki tur bekleneceği için aslında Vettel’in önünde sadece iki tur vardı, ama o işini şansa bırakmadı. İkinci şikana doğru Curva Grande’de, Alonso’nun onun çimlere sıkıştırmasına rağmen enfes bir kararlılıkla birinciliği aldı ve o saatten sonra da bir daha arkasına bile bakmadı. Aynı şekilde güvenlik aracının çıktığı turda Schumacher Hamilton’ı, Webber de Button’ı geçmişti. Böylece, yaklaşık 30 tur boyunca izleyeceğimiz yarışın resmi de meydana gelmiş oluyordu.

On altıncı tura kadar Hamilton’la Schumacher arasındaki müthiş mücadeleden başka bir şey seyretmedik desek yeridir sanırım. McLaren’in, Lesmo ve Ascari için yeterli olmadığını düşündüğü yere basma gücünü sağlamak için (olduğunu tahmin ettiğim) büyük arka kanatla yarışmasının cezasını çektiğini gördük. Schumacher, arkasından gelen ve DRS açan Hamilton’la düzlük sonunda DRS’siz aynı sürate sahip olabiliyordu. Böyle olunca Hamilton, Schumacher’e 0,2s bile yaklaşsa ilk DRS bölgesi olan pit düzlüğünde Schumacher’le aynı hızda gittikleri için onu geçemiyordu. Schumacher defans çizgisine yerleşiyor, ikinci şikana doğru yine iç kısımda kalıp Hamilton’a geçiş şansı vermiyor, Lesmo’larda zaten geçiş pek mümkün olmuyor, Ascari’ye kadar olan kısımda da olabildiğince savunma yaparak ikisini bir kısır döngüye sokuyordu. Bir ara Hamilton, pit düzlüğünde Schumi’yi geçmeyi başardı ancak Alman pilot ikinci şikana doğru gelirken müthiş düzlük hızının da yardımıyla Hamilton’ı yeniden geçmeyi başardı. On altıncı tur geldiğimizdeyse Schumacher’le Hamilton arasındaki o tartışmalı mücadele yaşandı. Schumacher arkasından gelen Hamilton’ı sıkıştırıp onun çimlere çıkmasına neden oldu; tıpkı Alonso ile Vettel arasında cereyan eden durum gibi, tıpkı 2008 sezonundaki yarışta Hamilton ile Glock arasındaki mücadele gibi. Hayat ne garip, vapurlar.

Bu noktada Hamilton yavaşlamak zorunda kalınca, arkalarında onları birkaç turdur takip eden Button onu geçti ve hemen ardından da Schumacher’i Ascari’de geçmeyi başardı. İlk etapta, Hamilton’ın turlardır yapamadığını yarım turda yaptığı için Button’a şaşkınlıkla karışık hayranlık beslesem de bunda Schumacher’in lastiklerinin bitmesinin payı olduğunu fark ettim zira o tur içinde Alman pilot da hemen pite girdi. Böylece ilk beşin domino etkisi de başlamış oldu. Sırala 5., 4., 3., 2. ve 1.’nin pite girmesinden sonra oluşan durumda Vettel, Alonso ve Button’ın ilk 3’teki yeri değişmezken Hamilton bir kez daha Schumacher’in arkasında kaldı. 27. tura kadar böyle devam eden yarışta, Hamilton’ın telsizinden Schumacher’i şikâyet ettiğini duyduk. Daha sonra da Ross Brown, Ascari’de Hamilton’a alan vermesi gerektiği uyarısını yaptı, iki kez. İkinci uyarıdan sonra da Schumacher, Hamilton’a karşı fazla savunma yapmıyormuş gibi görünen bir defansla geçildi. Brawn yarış sonrasında, bu anda telsizden onunla konuşuyor olduklarını, bunun da onun dikkatini bozduğunu, vites değişimi yapamadığı için devir limitine takıldığını ve bu yüzden de geçildiğini söyledi. Ancak Brawn’ın yaptığı iki uyarı, FiA’nın duruma müdahele ettiğinin bir göstergesi. Belli ki Schumacher’in agresif savunması, bu anlamda FiA’yı rahatsız etmiş. Lesmo virajlarının birinde Schumacher’in iki kez yön değiştirdiğini gördüğümüz bir an var, ancak burada Schumi’nin önce Hamilton’ın önünü kesmek için sağa kaydığını, sonra da, yarış çizgisine oturmak için sola geçtiğini söyleyebiliriz. Yine de Schumacher’in savunması tertemiz değildi, ancak cezayı da gerektirmiyordu.

Bu sırada Vettel 13 saniyelik farkla liderdi. Hamilton’la arasındaki fark da 21 saniyeydi. Yarışın yarısını Schumacher’in arkasında geçiren İngiliz pilotun, kalan yarıda Button ve Alonso’yu yakalayabilmesi pek mümkün olmadı. Bu noktada diğer önemli mücadele, tıpkı geçen yıl olduğu gibi Button ve Alonso arasında yaşandı. İkinci pit-stop’lara kadar Alonso’yla arasındaki farkı epey indiren Button, erken pite girerek Alonso’yu kesmek istedi. Ancak bir tur sonra Ferrari buna yanıt verdi ve 3,4 saniyelik müthiş pit-stop’la İspanyol pilotu Button’ın önünde piste çıkarmayı başardılar. Ancak Button, birinci şikandan sonra çok iyi bir çekişle Alonso’nun yanına geldi ve rahat bir sollamayla ikinciliğe yerleşti. Bu da ilk beşi belirleyen son geçiş oldu. Beş dünya şampiyonu, 36. turdan yarışın sonuna kadar bu düzeni bozmadan bitişe geldi. Bu arada bir şey daha ekleyeyim. Vettel ikinci pit-stop’unu yaptığında, aradaki farkın çok olması hasebiyle Red Bull pit ekibinin işi garantiye alıp rahat davranacağını düşünmüştük (Yalçın ve Sinan’la birlikte) ancak Red Bull, işi şakaya bile bırakmayan 2,9 saniyelik bir pit-stop gerçekleştirince, ağzımız açık kaldı. Sırf bu bile, Avusturya menşeli ekibin nasıl bir kararlılıkla ve ciddiyetli yarıştığının göstergesi. Çok çok önemli bir done. Hamilton’ın ikinci pit-stop’unun 4 saniye sürdüğünü belirtelim.

Yarışı altıncı sırada bitiren Massa’nın dışındaki tüm pilotların tur yediği İtalya GP’sinde, bir kez daha Q1’de elenen pilot yarışı puanla bitirmeyi başardı. Alguersuari, 18. başladığı İtalya GP’sini, yarışı dışı kalanların da etkisiyle, 7. sırada bitirdi. Buemi’yle birlikte çifte puanlı bir hafta sonunu noktalayan Toro Rosso, Force India ve Sauber’e de yaklaşmış oldu. Bu üçlü, son altı yarışa sırasıyla Force India (36), Sauber (35) ve Toro Rosso (29) şeklinde giriyorlar. Sauber’in bugün iki pilotuyla yarış dışı kalmış olması Force India’yı sıralamada bir üste çıkardı. Mercedes ve Renault’nun 4. ve 5.’likleri garanti. Aslına bakarsanız Red Bull, McLaren, Ferrari, Mercedes ve Renault beşinin pek de değişmeyeceğini söyleyebiliriz. Williams, eski takımların en kötüsü olarak 9.’luğunu garantiledi. Bu kadar yoğun elenmelerin olduğu bir yarışta bile puan alamamış olmaları, bu sezonun onlar için nasıl geçtiğinin kanıtı. Bruno Senna’nın da kariyerinin ilk puanını aldığını söylemek, İtalya GP’sinin son cümlesi için uygun bir bilgi olur sanıyorum.

Yazar hakkında
1981 Ankara doğumlu. Çevirmen.
11 total comments on this postSizin yorumunuz?
  1. Öncelikle yazınız her zamanki gibi bilgilendirici olmuş, teşekkürler.

    Benim anlamadığım şey Vettel max hız konusunda son sıradayken, güvenlik aracından sonra nasıl Alonso’yu düzlükte sıkıştırıp daha sonra geçti? Ferrari’lerin de bu yarışta düzlük hızı olarak oldukça yukarılarda olduğu belliydi.Zaten kimse Vettel’in atak yapabileceğini düşünmüyordu yarış için.

    • Vettel’in geçtiği yer tam bir düzlük değil, yani oradaki hızda downforce’un etkisi var, hem de ilk virajdan kısa vites oranları sayesinde hızlı çıkıyor ve hava koridoruna giriyor Vettel. Bence sebep bu.

    • Sinan’ın dediği gibi, orası tam bir düzlük değildi. Ayrıca birinci şikan çıkışında Alonso’nun çekişi de oldukça kötü. Button’ın da Alonso’yu bu şekilde geçtiğine dikkat edebilirsiniz. İvmelenme açısından Vettel’in kısa vites oranlarının da bu geçişte payı var.

  2. Her zamanki gibi keyif verici ve dopdolu bir yazı. benim eklemek istediğim şey şu;

    “On altıncı tur geldiğimizdeyse Schumacher’le Hamilton arasındaki o tartışmalı mücadele yaşandı. Schumacher arkasından gelen Hamilton’ı sıkıştırıp onun çimlere çıkmasına neden oldu”

    hamilton neden dıştan atak yapmayı denemedi burda? Bence hızı gayey iyiydi. Vettel ve schuminin dıştan yaptıkları ataklar çok etkileyici idi. Ben genel olarak keyif aldım yarıştan. Schuminin birde Suzuka performansını bekliyorum. Savunma da olsa iyi bir araba ile neler yapabileceğini bilmek hiçte sır değil :)

    • Kısırdöngüden bahsetmiştim ya, o sebeple dışarıdan denemedi. Çünkü her tur Schumacher zaten dışarıyı kapatıyordu. Başka bir şey yapmalıydı, tıpkı Button’ın yaptığı gibi.

  3. SC çıkışı Schumi ile Hamilton mücadelesi sonuna kadar devam etti. Bu mücadele ise en çok Button’a yaradı. Hamilton 16. Turda Schumi’nin sert savunması yüzünden çime çıkınca momentum kaybı yaşadı ve Button rahat bir şekilde Hamilton’ı geçti.Bu noktada akla ilk gelen 2008 yılı Hamilton Glock olayı. Aynı virajda bu sefer Hamilton Glock’u pist dışına yollamıştı.Sonrasında ise lastikleri biten Schumi lastikleri daha iyi durumda olan Button’a geçildi ve aynı turda pite girdi.Böylece ilk pitlerde başlamış oldu. Vettel 10 sn farkı açmıştı ve diğerlerine bakarak en son pite giren pilot oldu ve liderliğini devam ettirdi. İlk pitler çıkışı Button Schumi’nin önünde dönerken Hamilton tekrar Schumi’nin arkasında kaldı ve bu noktada Schumi’ye FİA’dan uyarı gelmeye başladı. ‘’Ascari’de boşluk bırak dostum’’ bu mesajı alan Schumi adeta buyur geç der gibi Ascari öncesi sağa çekildi ve 5. sıraya geriledi.
    Bu noktada FİA’nın yaptığı ne kadar doğru tartışılır.Schumi biraz sert savunma yapmış olabilir ancak McLaren takımının sızlanmaları ne kadar doğrudur bilinmez.2008 yılında Glock’a aynı şeyi yaptığında bunda ne var gibi açıklamalar yapan Hamilton geçen sezon Malezya’da zikzaklar çizip kuralın değişmesine sebebiyet veren Hamilton bu sene hemen şikayet etmeye başladı. Olayı eski nedenlere bağlayarak kafa karıştırmak istemiyorum ancak dün FİA’nın yaptığı uyarılar yanlıştı ve mücadeleye gölge düşürdüğü kanısındayım.
    Yarışın son bölümünde sert lastikler kullanıldı ve sezon boyunca Ferrari’nin kronik sorunu olan sert lastikleri ısıtamama sorunu yine baş gösterdi. Öyle ki Schumi’nin arkasında 10 sn’ye yakın zaman kaybeden Hamilton bile son turda Alonso’nun arkasına yapışmıştı. Ferrari gelecek sene bu soruna çokça eğileceğini söyledi. Umarız bu sorun çözülür. Vettel ise vites aralıkları tartışmalarına rağmen yine aslında çokta kolay olmayan bir galibiyeti biz izleyenlere kolay gösterdi.

    Bu sene sıkça aracı sayesinde çok başarılı olduğu söylendi çoğu kesimler tarafından ancak bu sene sıralama turlarında olsun, stratejiyle olsun, geçişle olsun, aracın hızını kullanarak olsun her türlü zaferi hanesine yazdırdı. F1’de klasik bir laf vardır ‘’En büyük rakibin takım arkadaşındır’’. İşte bu laftan yola çıkarak Vettel’in bu sene tartışmasız müthiş bir performans gösterdiğini söylebilirim. 13 yarış 10 pole pozisyonu, 12 ilk çizgi startı, 8 galibiyet, 12 podyum. Mark Webber ise bir yarış galibiyeti bile alamamışken Vettel’in bu performansı göstermesi bu sezon onun ne kadar rahat olduğunun bir göstergesi.
    Bu sezon için en ilginç anekdotlardan bir başkası ilk seansta elenen pilotun -J. Alguersuari- sürekli puan alması. Bunda sonra ilk seansta elenmeme değil elenme yarışı izlersek şaşırmamak gerekir. Zira Force İndia Sauber ve Toro Rosso takımları arasında Toro Rosso en güçsüz takım ancak lastik sakladıklarından dolayı sürekli puan kazanıyorlar. 2. Yarışına çıkan Bruno Senna’da iyi bir performansla ilk puanını kazanmış oldu 8. Olarak her ne kadar eleştirilsede başarılı bir pilot olduğunu göstermiş oldu kanaatimce son iki yarıştır.
    Sezonun geri kalanı için artık herkes Red Bull ve Sebastian Vettel’in şampiyon olacağını kabul ettiler gibi. Sezonun bir sonraki durağında şampiyonluğunu ilan etme durumu var Vettel’in ve Singapurda olmasa bile Japonya’da bu olasılığın tutma ihtimali çok yüksek. Bu noktadan sonra takımların artık bir sonraki sezona yoğunlaşmaları ve bir anca önce Red Bull yakalamaya çalışacakları bir dönem olacak gibi görünüyor. Ancak ne yazık ki şampiyonluk yolunda rahatlayan Red Bull’da bu adımlar atacak diğer takımlar gibi. Bir sonraki durak Singapurda görüşmek üzere.

  4. 16.turda Schumacher, Hamilton’u sıkıştırmadı! o sebepten çimlere çıkmadı hamilton. viraj sağa oval olduğu için schumi normal yarış çizgisinde ilerliyor. Hamilton ise çıkışta iyi bir ivme yakaladığı için aracın burnunu içeri soktu, ama dediğim gibi viraj sağa oval uzadığı için iç kısım sıfır oldu hamilton için ve o sebepten çimlere çıktı. arkadan gelen button ve schuminin yarış çizgisi aynı daha net anlaşılıyor. bakın.

    02:00′dan itibaren Button’un aracından Schuminin yarış çizgisine bakmanızı öneriyorum. Schumi ve button aynı çizgide girmişler hatta schumi birazcık daha dışta gözüküyor. olay sadece pistin o bölümünün sağa oval olup sıfır çizgisi çimler olmasından kaynaklanıyor.

    Tabi birde birden fazla yön değişimi zımbırtısını schumi için söyleyenler ilk 15 sn’de Button ve Hamilton kaç kez çizgi değiştirmişler onlara baksın :)

    • Eh, farklı yorumlar olabilir elbette. “Yeterince alan bırakmadı” diyebiliriz. Yazıdaki Hamilton-Glock videosuna da bakarsan, orada da aynı şeye rastlayabilirsin. Cezalık bir hareket değil, ama elbette epey riskli ve agresif.

      Bir de, yarışın startında yapılan çizgi değiştirmeler çok büyük risk içermediği sürece dikkate alınmıyor. Savunmak için yalnızca bir kez çizgi değiştirilir kuralı, kalkış için geçerli değil. Küçük bir bilgi ;)

Yorum gir

Lütfen adınızı girin

Gerekli

Kullandığınız bir e-posta adresi girin

Gerekli

Lütfen iletinizi yazın

efBir © 2012 Hiçbir hakkı saklı değildir

Tasarım: WPSHOWER

Destek: Khodr