tumblr analytics

Kısa kısa Formula #1

Bu TRT 2 belgesel kuşağı tarzındaki başlık için ne olur kusuruma bakmayın. Parmaklarımı yiye yiye yaklaşık beş dakika boyunca monitöre baktım, ama bu yeni haber kuşağına daha uygun bir başlık bulamadım. Biliyorsunuz ben genelde yarış hafta sonlarında cevvalleşip üç gün art arda yazıyorum. Sonraki hafta boyunca, ilginç bulduğum bir meseleyi masaya yatırıp deşiyorum. İki yarış arasında on beş gün ara varsa, bu ilginç meselelerden daha çok bulmaya gayret ediyorum. Neyse, bundan sonra bu sitenin çapını biraz daha çembere yakınsatmak istiyorum. Ezcümle, sitenin amacı olmasa da Formula 1′de o hafta boyunca en çok konuşulan önemli haberleri, başlıktan anlaşılacağı üzere kısa kısa aktarmak istiyorum. Hem böylece ben kilim gibi yazmaktan kendimi engellemiş olurum hem de size daha hedefe yönelik ve sık yazı güncellemesi yaparım. Şeyse söyleyin, değiştiririm.

Jenson Button, 2011, Kanada GP (c) LAT

Jenson Button, McLaren’de mi kalıyor?
Haziran-temmuz ayları yaklaştığında Formula 1′deki aptal sezona da girmiş oluyoruz. Transfer haberlerinin ve spekülasyonlarının havada uçuştuğu bu dönemde, bazı güvenilir kaynaklardan gelen haberleri ciddiye almak durumunda kalıyorsunuz. Autosport ve BBC‘nin yaptığı Button haberleri de bu minvalde dikkate değer. Büyük bir ihtimalle McLaren’in servis ettiği bu haberi, Jenson Button’ın geleceğine yönelik olarak pozisyon alma savaşı olarak değerlendirebiliriz. McLaren’le sözleşmesi opsiyonlu olarak 2012 yılında sona erecek İngiliz pilot, daha önce basında çıkan haberlere bakılırsa 2013 yılı için Ferrari ile konuşmalara başlamış. McLaren, şu anda Button’ın formunu düşünerek bu haberlere karşılık vermek için Jenson Button’a, normalde aldığı rakamın da üstüne çıkarak bir teklif götürmeye hazırlanıyormuş. Bu teklifle Button’ın, sadece 2012 için değil daha sonrası için de Woking merkezli takımla sözleşme imzalayabileceği söyleniyor. Zaten böyle bir durumda McLaren, Button’ın kariyerindeki son takım olur. Ancak İngiliz pilotun, Williams ve McLaren gibi efsane takımlardan sonra, F1 kariyerinde Ferrari ile de yarışmak isteyebilecek olması pek öyle uzak bir ihtimal değil. Felipe Massa’nın, 2012 yılında bitecek sözleşmesi ve Fernando Alonso’nun, Ferrari ile olan uzun evliliği, Button’ı “ikinci adam” konumunda Ferrari’ye yaklaştırabilir. Button, 2010 yılında McLaren’e geçtiğinde Hamilton tarafından darmadağın edileceğini düşünüyordum, ancak açıkçası durum pek öyle olmadı. 2010 sezonunun sonunda Hamilton’dan sadece 24 puan az toplayan Button, Avustralya, Çin ve Monza yarışlarında kendi kalitesini ve değerini ortaya koyan performanslar gösterdi. Şu anda da Hamilton’dan 16 puan daha fazla toplamış durumda. Her ne kadar Lewis gibi saf hıza sahip olmasa da, strateji ve yarış zekâsı anlamında Button’ı değerlendiren çok fazla şey var. Bu anlamda Button, Ferrari için de çok önemli bir tercih olur. Ben de Button’ı Ferrari’de, Alonso’nun yanında görmek isterim zira bu iki pilotu, birbirine çok benzetiyorum.

BBC, Formula 1′i bırakıyor mu?
İngiltere’de 1997 ile 2008 sezonları arasında İngiliz ITV kanalında yayınlanan Formula 1, 2009 yılından itibaren beş yıllığına yeniden devlet kanalı BBC’ye geçmişti. Ancak İngiltere’deki krizin BBC’ye de yansıması, kanalı spor bütçesini azaltmaya itti. Formula 1′in, diğer spor organizasyonlarına göre çok daha pahalıya mâl olması, BBC’nin 2013 yılında Formula 1 yayınını bırakacağı yönündeki söylentilerin çıkmasına neden oldu. Açıkçası bu haber, basit bir dedikodudan ibaret değil. Haberin kaynağı olan The Sunday Times, yakınlarda Formula 1′i CVC’den almak için teklif götüren News Corp’un, yani Ruport Murdoch’ın yayın organı. Dolayısıyla durum biraz daha boyut kazanıyor. Öyle ki McLaren takım patronu Martin Whitmarsh da burada cephe almaktan kaçınmıyor ve BBC’nin, yayını asla bırakmaması gerektiğinden, bunun pek “akıllıca” olmayacağından dem vuruyor. BBC, reklâm yayınlamıyor. Programların maliyetini, halktan aldığı abonelik ücretiyle (tıpkı bizde TRT’nin aldığı ücret gibi) karşılıyor. Bir Formula 1 yarışını, 50 dakika öncesinde başlayan hazırlık programı, yarış ve yarış sonrasında yaklaşık 2 saati bulan BBC Forum programıyla ekranlara getiriyor. Ayrıca İnternet üzerinden de bu yayını, sürücülerin araç üstü ayrıntılarını ve pist üzerindeki sürücü haritalarını canlı olarak sunuyor. ITV’den sonra İngiltere’deki F1 yayıncılığına önemli bir ivme kazandıran BBC’nin izlenme değerleri de, özellikle bu yıl artmılş görünüyor. Her şey iyiye giderken, maliyet tedbirleri nedeniyle F1′den çekilmek ne kadar akıllıca olur, bilemiyorum. Hoş, BBC’nin ticari bir organ olmadığını ve halka hizmet için yayın yaptığını da belirtelim. Bu durumda, Formula 1′in maliyetinin, bu hizmeti ne kadar hak ettiğinin kararını BBC yönetimi verecektir. Şu bir gerçek ki, takımlar ve elbette sponsorlar, yarışların şifresiz kanallarda yayınlanmasını istiyor. F1′in yayın haklarının, News Corp’un şifreli kanalı SKY’a geçmesi durumunda, İngiltere’de şu anda artmış görünen F1 izleyicisi sayısının da azalması bekleniyor. Markalarını olabildiğince çok kişiye göstermek isteyen sponsorlar bundan hoşlanmayabilir. Sponsorlar hoşlanmazsa, Ecclestone da hoşlanmaz. Dolayısıyla BBC-SKY arasındaki bir düello gibi görünen bu çekişme, F1′in ileride şifreli kanallarda yayınlanmasının da önünü açma konusunda kilit öneme sahip olabilir.


Egzoz beslemeli difüzörler, sezonu ikiye bölecek

Geçen yıl Red Bull’un gündeme getirdiği ve takımların birer birer kopyaladığı egzoz beslemeli difüzörler, bu yılın başından itibaren en büyük performans ayrıştırıcı teknolojik yenilik olarak göze çarptı. Neredeyse tüm takımlar bu alana yoğunlaşıp, çift katmanlı difüzörlerden kaybettikleri yere basma gücünü, yüksek enerjili egzoz gazıyla geri kazanmak istediler. Egzoz yerleşimi ve difüzör beslemesi konusunda Renault tamamen farklı bir konseptle yarışırken, diğer takımlar yine Red Bull’un çözümünü uyguladılar. Ancak tasarım ne kadar farklı olursa olsun hepsinde ortak olan bir özellik var: Sürücü gaza basmadığında da difüzörü besleyebilmek. Gaza basıldığı müddetçe difüzöre egzoz gazı beslemesi olduğundan, aracın dengesi herhangi bir şekilde etkilenmiyor, ancak viraj girişlerinde frene basıldığından, egzoz gazı üretilmiyor ve difüzörlere besleme yapılamıyor. Bu da aracın virajlardaki yere basma gücünü azaltıyor. Takımlar bunun için “cold blowing” denilen bir teknikle, sürücü pedaldan ayağını çektiğinde bile motora hava girişini sağlayarak egzoz gazı üretmeye devam ettiler. Ancak bu durumda yakıt ve ateşleme sistemlerini kullanmıyorlardı. “Hot blowing” denilen teknikt ise, havanın içine yakıtı da karıştırıp bu karışımın enerjisi artırılıyor. Böyle olunca, enerjisi artmış yakıt-hava karışımından oluşan egzoz gazı, difüzöre gidiyor ve yere basma gücü daha da artıyor. Ancak bunun için ateşleme haritasının değiştirilmesi gerekiyor ki motor ateşlemeyi yapmasın ve şafta mekanik enerji geçmesin. Aksi takdirde sürücü gazdan ayağını çektiğinde bile motor, tork üretip lastikleri döndürebilir. İşte frenleme ânında motordan gelen acayip seslerin sebebi bu. FiA bunu, sürücüyü kullanarak hareketli aerodinamik aygıt oluşturmak olarak görüyor ve kabul etmiyor. İngiltere GP’si ile birlikte de artık bu garip sesli motorları görmeyeceğiz. 2012 sezonunda da egzoz beslemeli difüzörler tamamen tarih olacak. Söylenenlere göre bu sistemin kaldırılmasından en büyük zararı Red Bull görecek. Öyle olursa, Domenicalli’nin dediği gibi İngiltere GP’sinden sonra ikinci bir şampiyona başlayabilir. FiA’nın, sezonu kurtarmak için böyle bir hamle yaptığını söylemek gerçekçi olur mu bilmiyorum, ama sezon ortasındaki bu kural değişikliği bana pek inandırıcı gelmiyor.

Yazar hakkında
1981 Ankara doğumlu. Çevirmen.
Bu yazıya 1 yorum yapılmışSizin yorumunuz?
  1. Formula 1′de üst düzey takımlara baktığımızda çoğunda görüyoruz ki pilotlarından birisi genç ve yetenekli, öbürü ise yaşlı ve tecrübeli bir pilot olarak seçilmiş. RedBull, McLaren ve Mercedes’te bu tercihi net bir şekilde görebiliyoruz. Ferrari ise olaya daha ziyade 1. pilot – 2. pilot yaklaşımıyla bakıyor.

    Hamilton ve Button ile en ideal kombinasyonlardan birisini bir araya getirmiş olan McLaren’in, bu kombinasyonu korumak için gayret edeceklerini düşünüyorum. Üstelik Button’ın Ferrari’de 2. pilot statüsünde yarışmak isteyeceğinden şüpheliyim.

Yorum gir

Lütfen adınızı girin

Gerekli

Kullandığınız bir e-posta adresi girin

Gerekli

Lütfen iletinizi yazın

efBir © 2012 Hiçbir hakkı saklı değildir

Tasarım: WPSHOWER

Destek: Khodr