Malezya GP’sinin ilk iki serbest antrenmanları tamamlandı ve görünen o ki bu hafta sonunda da yarış galibiyetinin en güçlü adayları Red Bull ve McLaren olacak. Mark Webber, her iki seansta da Sebastian Vettel’in önünde olmayı başararak biraz moral buldu denilebilir. İkinci seansta her iki sürücünün hızlı zamanlarını neredeyse art arda kaydettiği zamanlarda, Webber’in son virajda aracını nasıl da zorladığını oysa Vettel’in biraz daha normal bir çizgi belirlediğini unutmayalım. Vettel’in cebinde hâlâ birkaç ondalık saniye var gibi görünüyor. Sonunda karbon fiber difüzörü araca monte eden McLaren, Button ve Hamilton’la, Red Bull’dan çok uzak görünmedi, ancak Ferrari, tıpkı Avustralya’daki gibi ön gruptan kopuk. Renault, ilk antrenmanda her iki sürücüsünde de lastik veya fren gibi görünen çok tuhaf sorunlar yaşadığı için ikinci antrenmanın önemli bir bölümüne güvenlik nedeniyle katılmadı. Süspansiyon kollarından birinde belirleyemedikleri bir sorundan şüphelenen takım, araçlarını ve sürücülerini riske atmak istemedi. Sorunun malzeme kaynaklı olduğu anlaşıldığında Heidfeld ve Petrov ellerinden geleni yaptılar ve Heidfeld, oldukça cesaretlendirici bir dereceye imza atarak Alonso’yu geride bıraktı. Renault’yu, bu hafta sonunda da Ferrari’nin önünde görebiliriz. Mercedes de Barcelona’daki formuna yaklaşmış göründü. Her iki seansta da DRS kullanmamaları, Gümüş Okların 0,7-0,8s daha hızlı olabileceğini gösteriyor. Ancak bunu bilerek mi yaptılar yoksa bir sorun mu oldu, o henüz belli değil.
Sauber’in, bir önceki yarışa göre biraz daha yavaş olduğu orta bölümde Toro Rosso ve Williams neredeyse başabaş görünüyorlar. Force India, her iki sürücüsüyle de “eski” takımlar sıralamasının sonunda yer alıyor. En azından şimdilik. Trulli’nin Lotus’undan 1 saniye daha iyi bir dereceye imza atan Virgin, takım için oldukça umut verici sinyaller veriyor. HRT’nin de yaşadığı problemlere rağmen Lotus’tan sadece 1,3s geride olması önemli. Bu elbette Lotus’un ikinci seansta yaşadığı problemler nedeniyle gerçek resmi yansıtmıyor, ancak bu yarışta artık yeni kanadını da kullanmaya başlayan HRT, Mercedes’le yaptığı rüzgâr tüneli anlaşmasını da düşünürsek, giderek artan bir hızla sezon ortalarına doğru rekabetçi bir yerde olabilir. Böyle olursa sponsorlar da HRT’yi yalnız bırakmayacaktır. HRT’ye karşı geçen seneden bu yana iyi bir his var içimde. Neden bilmiyorum, umarım yanılmam. Lotus’un, Red Bull vites kutusunu kullanmaya başlaması anlaşılan yine işe yaramamış zira Kovalainen, ikinci seansın tamamında vites kutusu arızası nedeniyle pitte kaldı. Trulli de problem yaşadı ancak neyse ki piste çıkmayı başarabildi. Son seans itibariyle yalnızca Liuzzi, %107′nin dışında kalan pilot olarak görünüyor, ancak onun da son seansta yalnızca 14 tur attığını belirtelim.
Tek tur performanslarına baktığımızda Red Bull’la McLaren arasında sanki hiç farkmış gibi görünüyor, ancak bunu ne yazık ki son antrenmanlara, hattâ Q3′e kadar bilmemiz pek mümkün değil. Ancak bilebileceğimiz bir şey var, o da uzun stint’lerdeki lastik performansları. İkinci seansın sonuna doğru üst gruptaki takımlar neredeyse aynı anda yarış simülasyonları yaptılar. Yakıt yüklerini bilmiyor olduğumuz aşikâr, ancak lastik aşınma derecelerine baktığımızda ortaya şaşırtıcı bir sonuç çıkıyor: Red Bull, McLaren ve Mercedes’e oranla inanılmaz iyi bir durumda. Bunu karşılaştırmalı bir tabloyla göstermek daha yerinde olur:
| Vettel | Webber | Hamilton | Button | Massa | Rosberg |
| 1:44,042 | 1:44,138 | 1:44,175 | 1:46,384 | 1:43,754 | 1:45,140 |
| 1:44,046 | 1:43,585 | 1:44,223 | 1:45,451 | 1:53,541 | 1:45,992 |
| 1:44,379 | 1:43,753 | 1:44,477 | 1:44,580 | 1:43,584 | 1:46,997 |
| 1:44,268 | 1:43,666 | 1:45,583 | 1:44,503 | 1:44,307 | |
| 1:44,216 | 1:43,545 | 1:46,030 | 1:44,074 | 1:44,830 | |
| 1:44,661 | 1:44,455 | 1:44,490 | 1:45,519 | ||
| 1:44,431 | 1:44,881 | 1:44,680 | 1:53,944 | ||
| 1:44,438 | 1:45,661 | 1:44,588 | 1:47,014 | ||
| 1:45,489 | 1:44,758 | ||||
| 1:43,993 | 1:45,975 | ||||
| 1:45,200 | 1:46,938 | ||||
| 1:48,748 | |||||
| 1:44,469 | 1:44,211 | 1:44,898 | 1:45,129 | 1:47,062 1:44.835* |
1:46,043 |
Rekabetçi olarak referans alabileceğimiz 1:44′lü derecelerde Vettel ve Button’ın stint’lerini karşılaştırdığımızda, Button’ın son üç turda tur başına 1 saniyeden fazla zaman kaybettiğini görüyoruz. Oysa Vettel, zaman kaybetmeye başlamış göründüğü turdan sonra bile 1:43′lük bir dereceye imza atabiliyor. Red Bull’un hem yarış hızı hem de lastikerle davranışı oldukça iyi durumda. Vettel il Button’ın stint ortalamalarına baktığımızda da bunu görüyoruz: Vettel – 1:44.469, Button – 1:45.129. Yarış performansı bağlamında tur başına 0,7s avantaj oldukça büyük bir avantaj. Red Bull’un, yarışlarda sıralama turlarında olduğundan daha yavaş olduğu yönündeki eğilim bu yarışta biraz değişiklik gösterebilir. Ferrari, ilk seansta diğer takımlardan farklı bir yol izleyerek sabit hızda aero testi yaptı. Özellikle ön kanattaki durumu gözden geçirdiklerini söyleyen Fry, böylece rüzgâr tüneli verileriyle gerçek verileri karşılaştırmış oldu. İkinci seansta ise yarış simülasyonu sayılacak önemli bir bölüm kaydetmediler. Massa’nın stint’ine baktığımızda onda da lastiklerin aşırı bir şekilde aşındığını görüyoruz, ancak o dönemde trafik epey yoğun olduğu için net bir şey söyleyemiyoruz. Alonso, bu hafta sonunun epey zor geçeceğini söylediğine göre durumun pek de iç açıcı olmadığını söyleyebiliriz. Mercedes de keza. Schumacher, simülasyona başladığının ikinci turunda arka lastiklerde tutunmanın kaybolduğunu söyledi ancak soğutma ile ilgili veri toplayabilmek için pistte kalması söylendi. Rosberg’ün lastik kullanımı da pek rekabetçi görünmüyor. Mercedes ve Ferrari, fazladan pit-stop yapabilirler.
Red Bull, bu antrenmanda KERS’i kullandı ve herhangi bir sorun rapor etmedi. Hafta sonu boyunca KERS’i kullanıp kullanmayacaklarını ise gün içinde öğreneceğiz. Red Bull’un, aerodinamik olarak diğer araçlara göre çok daha gelişmiş ve dengeli olması, DRS’nin getirdiği aero avantajını, diğerlerine göre daha az yaşadığı söyleniyor. Bu aslında ironik, zira Red Bull’un aerodinamik anlamda ne kadar müthiş bir iş çıkardığını ortaya koyuyor. Ancak diğer yandan, düzlüklerde geçilme riskleri de daha büyük oluyor. Malezya’nın DRS’nin verimliliği anlamında çok daha üst düzeyde bir olanak sunacağını düşünürsek, savunma yapmak için KERS’i bulundurmak Red Bull için neredeyse bir zorunluluk. KERS de olmazsa, arkadaki sürücüye karşı savunma yapmaları oldukça güçleşir. Gerçi lastikler ve yağmur bunların hepsini çöpe atabilecek kadar güçlü değişkenler, ama yine de Red Bull, KERS’i kullanmak isteyecektir. Yarış kuru zeminde olacaksa, o zaman Red Bull’un önde olacağına dair tek bir şüphem bile yok. İki de küçük hatırlatma. Genelde takım arkadaşlarının gerisinde kalan Button, Massa ve Schumacher, bu seanslarda takım arkadaşlarına göre bir adım önde göründüler. İkincisi de, Avustralya’da takımların 2010′a göre çok daha hızlı olabildiklerini görmüştük, ancak Malezya’da durum farklı gibi. Geçen yılın ikinci antrenmanındaki en iyi derece 1:34.175 iken, bugünkü derece 1:36.876. Arada 2,7s fark var. Not etmekte fayda var.
*Massa’nın, trafikten kaynaklandığı bariz olan iki yavaş turunu çıkardığımızda oluşan ortalama derecesi.















Shagrathian
08/04/2011
Ferrari’nin Red Bull’a göre bu kadar geride kalmasına çok şaşırıyorum. Bir kış testlerine bakın bir de antrenman turlarına, çok enteresan. Avustralya’da lastiklerini Hamilton’dan bile(!) önce bitiren Red Bull’ların uzun stint’te tur zamanlarını istikrarlı ve gayet hızlı atması da beni şaşırttı. Dediğiniz gibi kuru havada KERS bu pistte olmazsa olmaz. Gerçi Red Bull KERS’i kullansa bile McLaren’inkinden daha iyi bir sistemleri olduğunu düşünmüyorum. Sürprizlere açık bir hafta sonu, merakla bekliyoruz.
efBir
08/04/2011
Bu da kış testlerinin gerçekten hiçbir anlama gelmediğini çok iyi gösteriyor. Red Bull demek ki kendini çok saklamış. McLaren de kimsenin ummadığı bir ilerleme kaydetti. Ama Formula 1 de bu yüzden güzel tabii