tumblr analytics

Avustralya GP: Genel bir bakış

En iyi takım(lar)

  • Red Bull – süratlerinin yanına dayanıklılığı da ekleyip sezona sonunda iyi başladıkları için
  • McLaren – Button’ın dediğine göre testlerde sadece Force India ile eşit düzeyde olup müthiş bir gelişim gösterdileri için
  • Sauber – Pirelli lastiklerini en verimli şekilde kullanabildikleri ve her iki sürücüsüyle de puan alabildikleri için (teknik aksaklığı pek önemsemiyorum)

En kötü takım

  • Williams – sürat ve dayanıklılık anlamında bir etki bırakamayacak kadar silik oldukları için

En iyi sürücü(ler)

  • Perez – herkesin en faz 15-18 tur kullanabildiği yumuşak lastikleri 35 tur kullanabildiği ve ilk yarışında takım arkadaşını geçip puan alabildiği için
  • Petrov - takımın lideri olması beklenen Heidfeld’i tamamen sürklase ettiği ve istikrarlı sürüşüyle podyuma çıkabildiği için

En kötü sürücü(ler)

  • Webber – ne yaptığını bir türlü bilemediği ve takım arkadaşının çok fazla gerisinde olduğu için
  • Barichello - sadece kendi yarışını değil Rosberg’ün de yarısını mahvedecek kadar dengesiz ve yavaş olduğu için
  • Heidfeld – yarışı, Kubica’nın geçen sezon dağıttığı Petrov’un 1 tur gerisinde bitirdiği ve sıralama turlarında ilk seansta elenecek kadar yavaş olduğu için

En ilginç an(lar)

  • Webber’in, telsizde arka lastiklerinin bittiğini söylemesinin hemen ardından Vettel’in de aynı şeyi söylemesi
  • Hamilton’ın bozulan tabanı
  • Red Bull’un, KERS kullanmadığını söylemesi
  • Webber’in, yarış bittiğinde pite dönmek yerine pit yolu çıkışına park etmesi
  • Podyumda iki pit-stop yapan pilotların olması

En iyi geçiş

  • Vettel’in Button’ı geçişi

En büyük sürpriz(ler)

  • 4-5 pit-stop yapılacağı sanılan Pirelli lastiklerinin oldukça dayanıklı çıkması
  • Sergio Perez’in tek pit-stop yapması
  • Ferrari’nin bu kadar geride olması
  • McLaren’in, Red Bull’a oldukça yakın olması
  • Lotus’un, beklenenden daha yavaş olması
  • Webber’in, Vettel’e; Heidfeld’in de Petrov’a kıyasla bu kadar yavaş olmaları

SAYILARLA GP

  • Red Bull, bu yarışta aldığı pole pozisyonuyla toplamda takım olarak 21 pole pozisyonuna ulaştı. Böylece tüm takımlar listesinde, Brabham’ın ardından 7.’likteki yerini korudu. Yarış galibiyetleri sırasında da, toplamda 16 yarış zaferiyle 11. sıradaki Cooper’a yetişti. Sebastian Vettel de, Avustralya GP’si ile birlikte 11. yarış zaferine imza attı. Bu galibiyet onu, barichello, Massa ve Villeneuve ile eşitledi. Aldığı 16. pole pozisyonuyla da Raikkonen ve Moss ile birlikte listenin 16. sırasına yükseldi. Bu listede, hâlen yarışan pilotlar olarak Schumacher 68 pol pozisyonuyla birinci, Alonso 20 pol pozisyonuyla on birinci ve Hamilton da 18 pol pozisyonuyla on dördüncü sırada.
  • Sebastian Vettel, geçen sezonki Brezilya GP ve Abu Dhabi GP’lerindeki zafelerle birlikte yarış kariyerinde ilk kez hat-trick yapmış oldu. Kariyeri boyunca toplam 701 turu lider götürerek, F1′de attığı turların %22′sinde lider gitmiş oldu. Hamilton için de bu rakam %22 olurken, Schumacher için %34, Alonso için %15, Senna için %36. Ayrıca Sebastian Vettel, geçen sezonki Japonya GP’inden sonra yapılan beş yarışta da lider olarak tur atan tek isim.
  • Lewis Hamilton, en son pol pozisyonunu 2010 Kanada GP’sinde aldı. Dolayısıyla İngiliz pilot, 12. yarışta da pol pozisyonuna sahip olamadı. Bu süre, Hamilton’ın kariyerinde pol pozisyonu için beklediği en uzun süre. Hailton, 2010 Belçika GP’sinden sonraki 7 yarışta da damalığı bayrağı ilk sırada göremedi. Bu alanda ise en uzun süreyi, 2008 Çin GP ve 2009 Macaristan GP arasında 10 yarış bekleyerek kaydetti.
  • Sebastian Vettel‘in sıralama turlarında kaydettiği 1:23.529‘luk derece, Albert Park’ın 16 yıllık tarihinde sıralama turlarında atılan en hızlı tur oldu. İkinci en hızlı derece, yine Vettel’in geçen yıl kaydettiği 1:23.919. Üçüncü derece ise Michael Schumacher’e ait: 1:24.408.
  • Avustralya GP’sinde üç gün boyunca en fazla kilometre kat eden takım McLaren oldu. Sezon öncesi testlerinde yeteri kadar tur atamayan bir takım için oldukça normal bir istatistik. HRT ise sadece 153 kilometre kat ederek son sırada yer aldı.
  • Sebastian Buemi, 2009 Abu Dhabi GP’sinden sonra ilk kez Q3′e kaldı ve yarışta da 8. olarak 2010 Japonya GP’sinin ardından 5 yarış sonra puanla tanışmış oldu. Paul di Resta ise ilk yarışında puanla tanışan 59. sürücü olarak tarihe geçti
  • McLaren 20, Ferrari 10 yarıştır puan alırken, Red Bull, 2011 Kore GP’sinde her iki sürücüsünün de yarış dışı kalmasıyla sadece son 3 yarıştır puan alabiliyor. Kore’yi saymazsak Red Bull, 2009′un ikinci yarışından itibaren her yarışta puanla ayrıldı.

İLGİNÇ KARE

Adamlar yapmış!

2 total comments on this postSizin yorumunuz?
  1. Tebrikler yine güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş.Blogunuzda en sevdiğim yazılardan biri de bu tarz yarış öncesi ve yarış sonrası değerlendirmeler.Geçen seneki gibi yine görmek hoş oldu.

    En iyi geçiş konusunda, her ne kadar Vettel hayranı olsam da, Alonso nun yarışın başında Kobayashi yi geçişi bence daha iyiydi.Vettel inkinde lastikler ön plandaydı.Yine de bu kategoride Vettel i görmek hoş ve anlamlı oldu.

    Bunun dışında Webber ile ilgili size bir sorum olacaktı.Sizce Webber in yarışta 3 pit stop yapması şasi probleminden mi kaynaklanıyor, yoksa yarış içinde bulunduğu pozisyondan mı?Sert lastikleri bile neredeyse Vettel ve Hamilton un yumuşakları kullandığından daha az süre kullandı.

    • Evet, teknik olarak Alonso’nun geçişi bence de çok estetik ve teknik doluydu, ama ben yarıştaki önemi düşünerek Vettel’i seçtim. Button’ı geçemeseydi, pit-stop’lardan sonra Hamilton’a geçilebilirdi.

      Helmut Marko, Webber’in şasi problemi yaşadığını söylemişti, ama testler boyunca denenen şasilerde böyle bir sorun olduğu rapor edilmemişti. Geçen yıl İspanya ve Monaco GP’lerinde Vettel’in Webber’e göre çok gerilerde olmasının sebebinin de Vettel’in şasisindeki sorundan kaynaklandığı söylenmişti. Burada da durum böyle olabilir. Hele ki bunu söyleyen Marko ise o zaman doğru olduğuna daha çok inanası geliyor insanın.

      Avustralya’nın, Webber’in pek de sevmediği bir pist olduğunu da hesaba katmak istiyorum zira Webber’in bu kadar geride olmasını başka türlü açıklayamıyorum. Malezya ile Çin bu anlamda daha net bir resim çizebilir mi bilmiyorum çünkü Avrupa’ya dönene kadar takımlar az-çok bu konfigürasyonlarla yarışacaklar. Bilmiyorum, belki de şasisini değiştirebilirler.

Yorum gir

Lütfen adınızı girin

Gerekli

Kullandığınız bir e-posta adresi girin

Gerekli

Lütfen iletinizi yazın

efBir © 2012 Hiçbir hakkı saklı değildir

Tasarım: WPSHOWER

Destek: Khodr