2009′daki Barcelona testi bittiğinde, tüm Formula 1 camiası o yıl şampiyonluk için kimin favori olduğunu biliyordu: Brawn GP. Önceleri, sponsor bulmak için normalin altında bir ağırlıkla tur attıkları sanılmıştı, ama Barcelona’dan sonra görüldü ki Brawn GP’nin yaptığı tur derecelerini, herhangi bir takımın yapması imkânsız. 2010′da da benzer bir senaryo vardı, ancak sonucuna bakıldığında tahminlerin bir nebze yanıldığını da görmek mümkün. Testlerin en son gününde herkes, McLaren ile Ferrari’nin favori olduklarını düşünüyordu, ama testleri bizim gibi bilgisayar başında değil de “gözüyle” ve “kulağıyla” seyredenler (Nick Heidfeld ve James Allen gibileri), Red Bull’un da çok güçlü, hattâ belki de en güçlü takım olduğunu söylediler. Hepimiz Bahreyn’de neler olduğunu biliyoruz. İşte yine bir Barcelona testi sonrasındayız. Peki durum, son iki yıldaki kadar net mi? Bu kez durum daha da karışık. Bu kez, kesin bir favori bile verilemiyor. Sadece olağan şüphelilerden bahsedebiliyoruz ve elbette bazı sürpriz takımlardan!
Bunda aslında, Barcelona’nın bu sene özelinde son kış testi olmamasının da payı var. Önceki senelerde, ilk yarışın öncesinde son test olan Barcelona, mecbur olarak takımların son aerodinamik paketlerini denedikleri bir pist oluyordu. Yenilikçi geliştirmeleri ve kozlarını bu pistte açık etmek durumunda kalıyorlardı. Ancak bu yıl Bahreyn’de yapılması planlanan ve siyasî karışıklıklar nedeniyle ertelenen kış testi, bu yılın son testi olacaktı. Başta Mercedes olmak üzere tüm takımlar, son aerodinamik paketlerini bu pistteki testlere hazırlıyorlardı. Bu nedenle de bu yılki Barcelona testleri, takımların birbirlerine göre nerede olduklarını açık etmede o kadar cömert davranmadı.
Valencia ve Jerez’in genelde dayanıklılık amacıyla kilometre kat edilecek pistler olarak karşımıza çıktığı bu test döneminde, ilk yarış simülasyonlarını ancak Barcelona’da görebildik. Red Bull ve Mercedes her iki pilotuyla da birer yarış simülasyonu gerçekleştirirken, Ferrari Massa’yla, Renault Heidfeld’le ve Williams da Maldonado’yla birer yarış simülasyonu yaptılar. Button ve Hamilton, resmî olarak yarış simülasyonu yaptıklarını duyurmadılar. Hamilton, yarış simülasyonu yapmayı istediklerini ama şu an için aracın kat ettiği kilometreyi artırmayı düşündüklerini söyledi. McLaren’in, yeni aracını diğer takımlara göre 1 hafta sonra test etmeye başlaması, neden simülasyon yapmadıklarının bir göstergesi. Yine de, Bahreyn’deki testler ertelenmeseydi, McLaren’in Barcelona’dan simülasyon yapmadan ayrılması onlar için pek iyi olmayabilirdi. Neyse ki, sezonun son testi de Barcelona’da yapılacak.
Gün sonunda açıklanan en hızlı tur dereceleri listesinin elbette hiçbir anlamı yok. Malum, yakıt yükü farkının bu denli büyük olduğu bir gridde, arka kanat oyuncağını, KERS’i ve Pirelli’nin müthiş nazik lastiklerini de düşündüğünüzde, bu derecelerden bir anlam çıkarmak bu yıl, belki de diğer yıllara göre en zoru. Bunun yanında, takımların durumlarını anlamak için bakılabilecek en “sağlıklı” veri, yarış simülasyonlarında kaydettikleri dereceler. Özellikle Red Bull’un, Newey ve Horner’la birlikte pit duvarında gayet ciddiyetle takip ettikleri, pit-stop’ları adabına uygun olarak yaptıkları bu simülasyonların, İspanya GP’sini gerçekten yapıyorlarmış gibi uygulandığını varsayarsak, işte o zaman yakıt yükü, lastik seçimi ve rekabet dereceleri gibi bazı analizleri yapabiliyoruz. Ama buna da güvenmek çok doğru değil çünkü testlerde herhangi bir “kurala uygunluk” testi yapılmıyor. Dolayısıyla takımlar, minimum ağırlık olan 640kg.ın altında ya da üstünde olabilirler. Sponsor çekmek isteyen takımlar, çok daha hafif bir araçla tur atıp kendilerini göstermek isteyebilirler (geçen sene Sauber’in yaptığı gibi) ya da hızlarını belli etmek istemeyen takımlar 640kg.ın üstünde bir yükle tur atabilirler. Hattâ Autosport forumlarından birinin, Barcelona’da takımları izlediği kadarıyla Webber’in, yarış simülasyonu yaptığı son stint’te bilerek 30 metre önceden fren yaptığını söylüyordu. Pistler, sadece üç sektöre bölünmüyor. Her pistte irili ufaklı toplam 20′ye yakın sektör var ve takımlar, bu sektörlerdeki verilere göre çok daha sağlıklı bir görünüme sahip olabiliyorlar. Dolayısıyla şurada bugün söyleyeceklerimiz, yalanın kılıflı hâlinden başka bir şey olmayacak. Ama kış zamanı da yapılacak daha güzel bir şey, açıkçası ben bulamıyorum!
Barcelona’da 4 gün boyunca, büyük takımların toplam 7 simülasyon yaptıklarını gördük. Havanın soğuk olması nedeniyle 3 pit-stop’lu gerçekleştirilen bu simülasyonların, farklı günlerde yapılıyor olması, elde edilecek sonuçları mutlaka değiştirir. Takımların uyguladıkları stratejileri de bilmediğimizden, yapabileceğimiz maksimum şey, lastik kullanımının nasıl olduğu, pit-stop’lar ve stint’lerdeki tutarlıkları incelemek olur. Yakıt yüklerini bildiğimizi sandığımız tek yer bu yarış simülasyonları olduğu için de, mânâlı bir veri çıkabilecek tek alan da bu. İşte bu simülasyonlarla ilgili size bazı fikirler verebilecek grafikler:





Yarış simülasyonu yapan sürücülerin ortalama tur dereceleri
| Vettel | 2. Gün | 1’29,685 |
| Massa | 3. Gün | 1’30,513 |
| Webber | 3. Gün | 1’30,542 |
| Heidfeld | 4. Gün | 1’30,638 |
| Schumacher | 1. Gün | 1’31,082 |
| Maldonado | 4. Gün | 1’31,380 |
| Rosberg | 2. Gün | 1’31,719 |
Yarış simülasyonlarına baktığımızda, Red Bull ile Ferrari’nin bir adım önde olduğunu görüyorsunuz. Alonso’nun yarış simülasyonu yapmamış olması, Ferrari’nin takım içi dengeleri açısından bir yorum yapmamızı engelliyor, ancak İspanyol sürücünün birinci ve ikinci gün yaptığı uzun stint’ler, hem Alonso hem de Ferrari için oldukça ümit verici. Özellikle Alonso’nun ilk günün son anlarında yaptığı ve 1.30′larda başlayıp istikrarlı bir şekilde 1.27′lerle devam ettiği ve 1.29′la bitirdiği 17 turluk deneme, Ferrari’nin ve Alonso’nun, lastik kullanımı konusunda müthiş bir araca sahip olduğunu gösteriyor. Yakıt yükünü bilmediğimiz için Massa’ya ya da diğerlerine göre ne durumda olduğunu bilemiyoruz, ama büyük ihtimalle sert lastiklerle yaptığı bu stint, Alonso ve Ferrari hayranlarına önemli mesajlar gönderiyor. Aynı şey Massa için de geçerli. Webber’le aynı günde ve neredeyse aynı anlarda başlayan yarış simülasyonunda Massa da çok tutarlı derecelere imza attı. Bunu yaparken, Red Bull’a göre farklı bir strateji izledi. Son grafiğe bakarsanız, Massa’nın ilk stint’inin, Webber ve Vettel’e kıyasla daha uzun, son stint’inin de daha kısa olduğunu görebilirsiniz. Bu da, yumuşak lastikleri Massa’nın yarışın sonunda, Red Bull’un da başında kullandığını gösteriyor. Ortalama sürelere baktığınızda Massa ile Webber neredeyse aynı. Bu bir yarış olsaydı, tıpkı Alonso ile Vettel’in Singapur’da bitirdikleri gibi arka arkaya bitireceklerdi, ama işte lastik stratejisi, Webber’in ilk pit-stop’tan sonra (ki yumuşak lastikler sadece 8 tur dayanabildi) trafiğe karışmasına neden olabilirdi. Massa’nın, Vettel’in ortalama tur derecesinden yarım saniye daha yavaş olması kafanızı karıştırmasın. Ben tur derecelerinden hiçbirini çıkarmadım. Ayrıca Vettel’in simülasyonu sırasında kırmızı bayrağın sallandığını da belirtelim. Yine de bu ortalama dereceler, adı üzerinde, size ortalama bir fikir verebilir.
Rosberg ve Schumacher’le iki yarış simülasyonu yapan Mercedes’in durumu ne yazık ki pek iç açıcı değil. Ortalama tur derecelerine baktığınızda da bir fikir elde edebiliyorsunuz, ama grafikler size daha net bir fikir verecektir. 1., 2. ve 3. grafiklere baktığınızda Schumacher’in, diğer sürücülerin derecelerinden neredeyse her tur daha yavaş olduğunu görebiliyorsunuz. Schumacher’in, Rosberg’e göre biraz daha ümit verici tur dereceleri olmasına rağmen, Mercedes genel itibariyle şu anda Renault’nun bile arkasında. Zaten Norbert Haug da, şu anda yarış olsa ilk 10′a giremeyiz diyerek durumun farkında olduklarını söylemişti. Mercedes’ten yapılan açıklamalara bakarsak, takım zaten en baştan beri performansa yönelik adım atmıyormuş. Bu testleri, dayanıklılık artırma testleri olarak bakan Gümüş Oklar, önümüzdeki testten itibaren büyük aerodinamik paketini pistte görücüye çıkaracak. Dolayısıyla takımın şu andaki formu, sadece W02′nin dayanıklılığını artırma yönünden ele alınmalı. En azından takımın söylediği bu. Pistteki gözlemcilerden aldığımız bilgiler de bu doğrultuda. Red Bull, orta hızlı virajlara girerken arka kanattaki deliği bile kapatmaya tenezzül etmezken, Mercedes’in yol tutuşunun ve dengesinin oldukça kötü olduğu rapor ediliyor. Dolayısıyla onlar hakkında söylenecek fazla bir şey yok. Geçen yıl Schumacher, önce Mercedes’in yarış kazanamayacağını söylemiş, sonra da (takımdan gelen baskıdan mıdır bilinmez) Mercedes’in birincilik için savaşabileceğini söylemişti. Schumacher, bu yıl da benzer bir çıkış yaptı, ama bu kez tükürdüğünü yalamadı. Mercedes’in belki yarış kazanabileceğini, ama şampiyonluk için mücadele etmesinin çok zor olduğunu söyledi. Bahreyn’deki testin ve yarışın ertelenmesi, bu anlamda Mercedes için oldukça faydalı olacaktır. Barcelona’daki son teste kadar iki hafta, o testten sonra Avustralya’ya kadar da bir iki hafta daha var.
Simülasyonlarda göze çarpan bir nokta da Renault’nun rekabetçi yanı. KERS ve diğer dayanıklılık sorunları nedeniyle bir türlü temiz bir test geçiremeyen Renault, son gün Heidfeld’le nihayet gerçekçi bir yarış simülasyonu yaptı. Takımın, basın bülteninde kullandığı “yeni ve kullanılmış lastiklerle yapılan” ifadesini göz önünde bulunarak, Heidfeld’in simülasyonunun oldukça cesaret verici olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle 3. stint’te, yakıt azaldıkça kaydettiği (grafikteki paralel noktalarla ifade edilen) müthiş istikrarlı dereceler, Renault’nun bu anlamda Red Bull ve Ferrari’den pek de farklı olmadığını gösteriyor. Kırmızı bayrak nedeniyle simülasyonunu iptal eden Renault’nun, yarışı nasıl tamamlayacağı konusunda bir fikir edinemedik. Yakıt yükü azaldığı ve yeni lastiklerle tur atacağı için, ortalama tur zamanının da düşeceğini hesaba katarsak, Heidfeld’in Renaultsu’nun oldukça önemli bir yerde olduğunu söyleyebiliriz. Ama dediğim gibi, yarış simülasyonu sırasında kullanılmış lastik kullanılmasının mantığını tam olarak anlayamasam da, bunun da performansı etkileyecek bir unsur olduğunu belirtelim. Dayanıklılık sorunlarını çözerse, Renault’nun da yarış zaferleri kovalayacağını söyleyebiliriz.
“Tek turda en az Red Bull kadar iyiyiz, ama yarış hızımız onlar gibi değil,” diyen Barichello’yu doğrulayan bir simülasyon yapan Maldonado, Williams’ın, lastikleri neredeyse yiyen bir araç olduğunu bizlere gösterdi. 4. grafikte gördüğümüz gibi noktalar arasındaki bu kadar boşluk bulunması, Maldonado’nun neredeyse her tur daha da yavaşladığını gösteriyor. Özellikle stint sonlarında uçurumdan düşen performans, Williams’ın bu anlamda henüz yeterli olmadığını gösteriyor. Vettel’in ortalama derecesinden 1,7 saniye daha yavaş olan Maldonado, şu an için ön sıralara güreşecek bir Williams’ın müjdesini vermiyor, ama dediğimiz gibi takımlar son aero paketlerini son testlere saklıyorlar. Williams’ın KERS konusunda da epey problemli olması, sezon öncesinde mavi beyazlıların üzerinde çalışması gereken daha çok nokta olduğunu gösteriyor.
Başa güreşeceği tahmin edilen bu beş takımın dışında en göze çarpan ekip şu an için Toro Rosso. Tur zamanları açısından henüz bir karşılaştırma yapamıyoruz, ama pist kenarından araçları izleyenler göre Toro Rosso, oldukça hızlı ve sağlam bir imaj veriyor. Barcelona testlerinde dört gün boyunca tek tur performanslarında oldukça etkileyici olan takımın, uzun stint’lerde pek de o kadar parlak olmadığını söylemem gerekiyor. Buemi ve Alguersuari’nin orta-uzun stint’lerinde, 6. veya 7. turdan sonra lastiklerde büyük kopmalar meydana geliyor ve stint sonunda da 5 saniyeye kadar bir performans kaybı oluyor. Bu iki pilottan da henüz bir yarış simülasyonunu görmemiş olmamız, ayarlar konusunda belki tam olarak istedikleri seviyede olmadıklarını gösteriyor olabilir. Zaten takım, dört gün boyunca genelde kısa, kısa-uzun stint’ler üzerinde çalışarak bir anlamda sıralama turları ayarlarını ve lastik değerlendirmelerini yapmış olabilir. Dolayısıyla, Toro Rosso’yu bir kenara yazın derim.
Diğer ilginç takım da Sauber. Geçen sene Bridgestone, Sauber’in, lastiklere en nazik davranan takım olduğunu söylemişti. Bu özellik, bu sezon için de geçerli olabilir. 2010 sezonunda dayanıklılık anlamında felaket bir ilk yarı yaşayan takım, James Key’in gelişinden sonra toparlanmış ve sezonun diğer yarısında istikrarlı bir şekilde puana oynamıştı. Bu yıl, çok daha önceden hazırlanan aracın testler boyunca şu anda en çok kilometre kat eden takımlar listesinin en tepelerinde yer alıyor olması da, dayanıklılık anlamında takımın bir beden atladığını gösteriyor. Şimdi artık lastik performansını da piste yansıtırlarsa, orta sıralarda Williams’la yarışabilecek duruma gelebilirler. Perez’in 3. gün yaptığı şu stint, bana açıkçası çok umut verdi:
| 79 | 01:30,384 |
| 80 | 01:30,054 |
| 81 | 01:30,103 |
| 82 | 01:30,457 |
| 83 | 01:30,413 |
| 84 | 01:30,385 |
| 85 | 01:30,784 |
| 86 | 01:30,414 |
| 87 | 01:30,927 |
| 88 | 01:30,881 |
| 89 | 01:30,822 |
| 90 | 01:30,724 |
| 91 | 01:30,972 |
| 92 | 01:31,039 |
| 93 | 01:31,034 |
| 94 | 01:31,715 |
| 95 | 01:32,628 |
| 96 | 01:32,437 |
| 97 | 01:31,912 |
İlk 12 turda müthiş bir istikrar sergileyen Sauber, stint sonunda da sadece 1,6 saniye kaybederek oldukça önemli bir mesaj veriyor. Yakıt yükünü bilmediğimiz için, bu derecelerin yeterince rekabetçi olup olmayacağını bilemiyoruz, ama lastiklerin bu kadar önemli olduğu bir sezonda, Pirelli’sine bu denli iyi bakan bir takımın elbette bir avantajı olacaktır. Sauber’i hevesle bekliyorum. Eski BMW’nin kalıntılarını görebilecek miyiz bakalım?
Farkındasınızdır, henüz McLaren’le ilgili tek bir şey söylemedim. Bunun nedeni, söyleyecek bir şey bulamamam. Takım, henüz bir simülasyon gerçekleştirmedi. İlk iki gün boyunca yaşanan ve sonra da aralıklarla devam eden dayanıklılık problemleri şu anda McLaren’in, pistlerde yeteri kadar tur atamamasına ve çok değerli kilometreleri kaybetmesine neden oluyor. Ferrari, 11 günlük testler boyunca toplam 5.000 kilometre civarında tur atarken, McLaren’de bu sayı 3.500 civarında. MP4-26′yı, testlere rakiplerine göre bir hafta geç getirmelerini de eklersek, Bahreyn’in ertelenmesi sanırım en çok Woking’dekileri gülümsetmiştir. Egzoz yerleşimini sürekli değiştiren takım, şu anda aşırı ısınma sorunlarıyla baş etmeye çalışıyormuş gibi bir izlenim veriyor. 2009′da yılında kullandıklarını gördüğümüz ve bir sorunu işaret ettiğine inanılan flow-vis boyasını da pek görmüyoruz. Bu da takımın aerodinamik anlamda bir probleminin olmadığını gösteriyor olabilir. Martin Brundle, McLaren’in sanki soğuk lastiklerle tur attığını sandığını söylemişti. Bu da yol tutuş, yani mekanik bir problem olduğu anlamına gelebilir. Ayrıca James Allen, Lewis Hamilton’ın, lastiklerini diğer sürücülere göre çok daha fazla yediğini, bunun da moralini bozduğunu söylüyor. Bazen bir takımın hızını, o takımdan değil de rakip takımların tavırlarından çıkarabiliriz. Massa, testlerin bitiminde yaptığı açıklamada, Red Bull’un hızlı olduğunu ve McLaren’in de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Geçen sezonun başlarında, rakipleri, Mercedes için aynı şeyi söylüyordu. Ben artık “göz ardı etmemek” tabirini, “yeterince hızlı değil, ama ne yapacakları belli olmaz” olarak algılıyorm. Dolayısıyla Ferrari’nin, McLaren’i şu an için tehdit olarak görmediği sonucuna varıyorum. Açıkçası son iki gün Hamilton’ın derecelerine baktığınızda siz de bir istikrar göremiyorsunuz. Button ise, ilk günde sadece 0,5 saniye kaybettiği 11 turluk bir stint’le oldukça ümit verici derecelere imza atmıştı. Hamilton da dördüncü günde 16 turluk stint’inde iyi bir tutarlılık yakalamıştı. Tam yakıt yüküyle çıktıklarını bildiğimiz araçlara baktığımızda 1.32 ya da 1.33′lük dereceleri hiç görmedik, ama Hamilton’ın son iki günde yaptığı stint’lerde bu dereceleri görebildik. Bu, McLaren taraftarları için dikenli bir koltuk anlamına gelebilir. Elbette, hiçbir anlamı da olmayabilir. İsterseniz siz kendiniz değerlendirin. Size, dört gün boyunca McLaren sürücülerinin kaydettikleri tur derecelerini yazayım:
| Button – 1. Gün | Button – 2. Gün | Hamilton – 3. Gün | Hamilton – 3. Gün | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Force India, beni şu âna kadar en çok hayal kırıklığına uğratan takım oldu. Henüz gerçek anlamda istikrarlı uzun stint’ler göremedik. KERS’i de son gün kullanmaya başlayan Force India’nın, bu kadar karmaşık bir sisteme ne zaman uyum sağlayacağı da merak konusu. Lotus’un, Virgin ve HRT’ye göre çok daha büyük bir ilerleme kaydettiği herkesin dilinde. Ancak orta bölümün bu denli rekabetçi olduğu bir ortamda Lotus’un Q1′den çıkma şansı ne olacak bilemiyorum; özellikle KERS’i kullanmayacaklarını düşündüğümüzde.
Durum bu. Bir sonraki ve son test 8-11 Mart tarihleri arasında yine Barcelona’da olacak. Ardından da 27 Mart’taki Avustralya GP’sine gideceğiz. Sezonun ilk yarışının Bahreyn yerine burada yapılacak olması nedense kendimi daha iyi hissettiriyor. Kumdansa, yeşillik. Fırtınadansa, güneş.

















