tumblr analytics

Çin GP: Bileğinin hakkıyla Button

McLaren’e geçmeye karar verdiğinde, birçok kişi tarafından “Ecelini arayan” kisvesinde eleştirilmiş ve Hamilton tarafından mahvedileceğini söylemişti. Cami avlusu metaforuna her ne kadar icabet etmesem de, ben de Button’ın yeteri kadar hızlı olamayacağını düşünüyordum. Bu konudaki çekincelerimi saklamakla birlikte, sevimli Jens’in Avustralya’da ve bugün Çin’de aldığı galibiyetler, hem kendine güvenini getiriyor hem de sürücüler şampiyonasında 10 puanlık bir liderliği bahşediyor. Alkışlamaktan başka elimizden ne gelir?

Yarışın başlangıcında ufak ufak serpiştiren yağmuru görünce, gözlerim gridde yeni “Winkelhock” olup olmadığına baktı. Gördüğüm kadarıyla tüm pilotlar, sıralama turlarında en hızlı zamanı kaydettikleri lastiklerle piste çıkmışlardı. Yalnız içlerinden biri, Virgin pilotu Timo Glock’ta yağmur geçiş lastikleri vardı. Formasyon turu için tüm mekanikerler pisti boşaltınca, bir de baktık ki, Glock’un aracının ön kanadının altında aracı kaldırmaya yarayan kriko unutulmuş. Böyle olunca Glock da, takım arkadaşı gibi pitten başlamak zorunda kaldı ve geçiş lastikleriyle sağlamayı düşündüğü avantajı da böylece ortadan kalkmış oldu. Oradan da start alamayınca… ah Glock, harcanıyor.

Asıl yarış ise oldukça heyecanlı bir şekilde başlıyordu. Daha ilk tur dolmadan giren güvenlik aracının hemen arkasında Alonso, Webber ve Vettel sıralaması vardı. Alonso, müthiş bir start almış ve iki Red Bull’u da geçmişti. Yarışı BBC’den izlerken açıkçası bunu fark edememiştim, ancak eski yarışçı ve BBC yorumcusu Martin Brundle, daha Alonso atağını yapar yapmaz, İspanyol pilotun erken start aldığını hemen fark etti. Zaten Button da takım telsizinden Alonso’nun erken start aldığını söyleyiverdi. Webber’in de bir önceki yarışın intikamını alarak Vettel’i geçmesiyle sıralama birdenbire altüst oldu. Yağmurun da hızlanmasıyla birlikte, stratejiler ikiye ayrıldı ve yarış, kaotik bir mücadeleye dönmeye başladı henüz yarışın 4. turunda!

Rosberg, Button, Kubica, Petrov ve de la Rosa dışındaki tüm pilotlar yağmur geçiş lastiklerini takıp piste çıktıklarında, ilk birkaç turda hızlıymış gibi görünseler de, kuru zemin lastikleriyle yarışan sürücülerin zamanlarından çok da farklı turlar atmıyorlardı. Öyle ki birkaç tur sonra, pistin çoğunlukla kuru olmasından dolayı bu geçiş lastikleri yanmaya başladı ve sürücüler, yol tutuşu tam anlamıyla kaybettiler. Durumu çok iyi kavrayan Mercedes, Schumacher’i derhal pite çağırarak yumuşak lastikleri taktı. Pite ilk giren otomobil olarak avantaj sağlayan Schumacher, tüm sürücülerin geçiş lastiklerini değiştirip yumuşak lastiklerle pite geri döndükleri sırada 5.’liğe kadar yükselmişti. Yeterince hızlı olmadan, stratejik karar sayesinde yukarılara tırmanan Schumacher, ne yazık ki bulunduğu yerin hakkını verebilecek bir sürate sahip değildi.

Michael, tüm hafta sonu boyunca ne çektiyse yol tutuştan çekti ve bugün de hemen hemen her virajda aynı problemi yaşadı. Düzlük sonlarında geçilmemek için, düzlüğe çıkan virajlardaki yol tutuşun çok iyi olması gerekir ki buradaki momentumu, düzlüğe aktarabilesiniz ve düzlük sonundaki frenleme noktasına arkanızdaki aracın yeteri kadar önünde giderek geçişe karşı direnebilesiniz. Schumacher’in, bugün Petrov’a bile geçilmesinin nedeni, aracında bir türlü yol tutuş sağlayamamasıydı. Sürekli kayma yaşadığı için de gaza yüklenemeyen Michael’ın tur zamanları da bu sebeple rekabetçi değildi. Yarışın son 5-10 turunda, Schumacher yalnızca HRT pilotlarından hızlıydı.

Hamilton, kuru zemin lastiklerine geçtiğinde pistin en hızlı sürücüsüydü ve önüne Rosberg gelene kadar tüm rakiplerini sollamayı başadı. Uzun düzlüğün sonunda, Vettel ve Sutil’in aralarındaki mücadeleden faydalanıp her ikisini de geçmesinin ardından önü açılan Hamilton, yarışın da en hızlı turunu atarak müthiş bir yükselişe geçti. O anda, yarışın liderinden 50s geride olmasına rağmen lider gruptan 1,5s daha hızlı tur atıyordu. Schumacher’in dibine geldiğindeyse, nihayet uzun zamandır beklediğimiz an gelip çattı. Gerçi Schumacher’in, bir önceki turda Hamilton’dan 3 saniye daha yavaş olduğu ve aracının yeteri kadar hızlı olmadığını biliyorduk, ama yine de aralarında birkaç nesil fark bulunan bu iki önemli pilotun mücadelesi oldukça etkileyici olabilirdi. Oldu da. Schumacher, Hamilton’ın ilk atağına çok çok iyi bir yanıt vererek onu arkasında tutmayı başardı. Bir sonraki turda, 13. virajı Schumacher’den çok daha iyi olan Hamilton, yol tutuşunun da verdiği ekstra momentumla Schumacher’in hava koridoruna, bir önceki atağından çok daha önce girdi. Böyle olunca Schumi, kapıyı kapatmaktansa yarış çizgisini koruyup Hamilton’ın fren noktasını kaçırmasını bekledi, ama olmadı. Hamilton, temiz bir hamleyle Schumacher’i geçip ataklarına kaldığı yerden devam etti. Hemen ardından Vettel’e de geçilen Schumacher, bir kez daha pist üzerindeki yağış durumunu diğerlerinden önce okuyarak pite girdi ve geçiş lastiklerini taktı.

Schumacher ile birlikte Webber de pite girince, öndeki grup bu iki pilottan bir tur sonra pite girmek zorunda kaldılar ve pist üzerindeki konumlarını, pit stoplar bittiğinde kaybetmiş oldular. Hamilton ve Vettel, bir kez daha Schumacher’in arkasına düşmüşlerdi. O sırada Hamilton ile Vettel de pit yolu girişinde ve pitte oldukça sıcak bir yakınlaşma içini giriyorlardı. İkili arasındaki bu tehlikeli yakınlaşma, yarış sonrasında hakemler kurulunun önüne geldi ancak pilotlara herhangi bir ceza verilmedi. Yalnızca kınandılar. Benzer bir olayı da 2008 Avrupa GP’sinde Valencia’da yaşamıştık. Massa’nın, takım tarafından pitten güvenli olmayan bir şekilde piste gönderilmesi, bugünkü gibi yalnzıca kınanma ve para cezasıyla geçiştirilmişti. Bana kalırsa da doğru bir karar.

Tam bu sıralarda yarışın kaderini ve seyrini tamamen değiştiren bir olay yaşandı: Alguersuari ön kanadını kırdı ve kanattan kopan parçalar pist üzerine saçıldı. Şimdi, daha önceki yarışlarda, bundan çok daha tehlikeli durumlar oluşmuş ancak güvenlik aracı piste sokulmamıştı. Ancak bu kez, Alguersuari’nin ön kanadından kopan parçaları pistten kaldırmak için içeri giren güvenlik aracı, ilk 3 sıradaki pilotun, kalan sürücülerle arasındaki 50 saniyelik farkı da yerle bir etmiş oldu. Yarış 24. turda bir anlamda yeniden başlatıldı. Alonso, Hamilton, Webber için oldukça iyi olan bu haber, Button, Rosberg ve Kubica için de bir o kadar kötüydü. Bu kararın, yalnızca güvenlik saikiyle verildiğine pek inanamıyorum. Yarışın ön ve arka grubunu birbirine yaklaştırarak heyecanı yapay olarak tekrar üretmenin mühendisliği olarak yorumluyorum. İzleyiciler için elbette harika, ama adilanelik açısından pek de eftal bir davranış değil.

İki parçanın pistten atılması için geçen 3 turun ardından yarış yeniden başladı. Button’ın, 14. virajda toplam 17 aracı birbirine yapıştıracak kadar yavaşlaması, bir anda tüm sürücülerin 14. viraja göt göte girmesine neden oldu. Aslında 2007 yılında Fuji’de yapılan yarışta, Hamilton güvenlik aracı arkasında “makul bir süratte” gitmediği için, arkasından gelen ve o anda ikinci durumda olan Red Bull pilotu Webber’i yavaşlatmış, hemen onun arkasında 3. olan o zamanların Toro Rosso pilotu Vettel de, aşırı yağmur nedeniyle Webber’i görmemiş ve arkadan çarparak hem kendini hem de rakibini yarış dışı bırakmıştı. Webber’in o anda ne kadar kızgın olduğunu hatırlıyorum. Hamilton’ın o tavrından sonra, sürücülere, güvenlik aracı arkasında makul süratte gidilmesi gerektiği hatırlatılmıştı (Hamilton, birçok kuralın sürücülere hatırlatılmasını veya yeni bir kural yaratılmasını sağlayacak hareketleri yapmaktan geri durmuyor). 40.11 maddesinde güvenlik aracı ile ilgili yazılanlar şunlar:

In order to avoid the likelihood of accidents before the safety car returns to the pits, from the point at which the lights on the car are turned out drivers must proceed at a pace which involves no erratic acceleration or braking nor any other manoeuvre which is likely to endanger other drivers or impede the restart.

Güvenlik aracı pite girmeden önce yaşanabilecek olası kazaları önlemek için, güvenlik aracının üzerindeki ışıklar söndüğü andan itibaren sürücüler, âni hızlanma veya frenleme ya da diğer sürücüleri tehlikeye atabilecek veya yarışın yeniden başlamasını engelleyecek manevra yapmadan, belli bir süratte seyretmek zorundadırlar.

Button’ın aşırı derecede yavaşlaması, bu maddenin uygulama alanına giriyor mu bilmiyorum, ama yarışın yeniden başlatılmasını kaotik hâle getirdiği bir gerçek. Bu sene değişen güvenlik aracı kuralıyla artık sürücüler, pistin sonundaki start-finish çizgisini beklemek zorunda kalmadan, ilk güvenlik aracı çizgisinden itibaren (ki bu da pit yolu girişine tekabül ediyor) sollama yapabiliyorlar. Bu da, start-finish düzlüğüne çıkan virajın bu yarışta neden bu kadar karmaşıklaştığının bir sebebi. Düzlüğe çıkışta Vettel’in Hamilton’ı dışarı itmesiyle Hamilton da Webber’i itmek zorunda kaldı ve talihsiz Avustralyalı pist dışına kısa bir gezinti yaparak tekrar piste döndü, ama bu sırada epey de yer kaybetmişti. Hamilton, sollamalarına kaldığı yerden devam edip Schumacher’i ikinci kez geçti ve yarışın sonuna kadar da ataklarını kesintisiz sürdürdü. Yalnızca Rosberg pist üzerinde Hamilton’a direnebildi, ama o da Hamilton’dan bir tur sonra pite girince, avantajını kaybetti ve Hamilton’a geçilmiş oldu. Böylelikle ilk 3, üç Mercedes pilotu arasında paylaşıldı. 5 kez pite girdiği halde Alonso yarışı 4. bitirirken, Renault iki pilotuyla puan almayı başardı.

Bu yarışın gösterdiği bir şey var ki sezon başındaki incelemelerde de bunu birkaç defa tekrar etmiştik. Yarışın sonunda basın toplantısında da Button bunu güzel bir şekilde ima etti: “It’s not about being quick, it’s about reading the situation” Mealen: “Önemli olan hızlı olmak değil (canım kardeşim Hamilton, duy beni), önemli olan yarışı okuyabilmek.” Bana kalırsa Button’ın yapabildiği en iyi şeylerden biri de bu. Her zaman sakin kalabiliyor ve doğru kararlar verebiliyor. Bugün, herkes pite girip geçiş lastiklerini takarken oluksuz lastiklerle pistte kalma kararı Button’ınmış. Aynı şekilde, pite girme kararı da Hamilton’ın. Yarışın kaderini belirleyen şey de bu oldu. Hamilton, her ne kadar ekstra hızlı olsa da, henüz lastikler ve yarışın bütünü konusunda tam olarak kendini yönetebilmiş değil. Button, Avustralya’daki kumarının aksine bugünkü yarışta sakin ve stratejik kararlar vererek öne çıktı. Yarışı da bileğinin hakkıyla kazandı. McLaren’in, bugün en hızlı araç olarak görünmesinde, sıralama turları öncesinde araçlarını ıslak zemine göre ayarlayıp ayarlamadıklarını bilemiyoruz, ama ilk dört yarış sonunda, görece diğer takımlardan yavaş olmalarına rağmen her iki şampiyonada da lider durumda bulunmak, Avrupa öncesinde McLaren’in büyük bir avantaj yakaladığını gösteriyor.

Bu sezon yapılan 4 yarışın galibinin de pole pozisyonu sahibi olmadığını görmek gerçekten çok şaşırtıcı. Bu aynı zamanda dolaylı olarak Red Bull’un yeteri kadar iyi olmadığını gösteriyor. Bütün pole pozisyonlarını kazandıkları halde sadece 1 galibiyetleri var (Malezya’da pole Webber’inken, yarış Vettel’in olmuştu) ve şu anda McLaren’in 36 puan gerisinde 3. sıradalar. Brawn GP’nin geçen sene yaptığını yapamayarak, avantajlı olduğu 4 yarışta üstünlük kuramadılar ve Avrupa’ya gidilirken, ellerindeki fırsatları yeterince kullanamadılar. Dayanıklılık sorunlarının haricinde bugünki yarışta nedense hızlı da değillerdi. Webber, “Çin’de mahvolduk,” açıklamasını yaparken, Vettel de neden bu kadar yavaş olduklarını anlamadıklarını söyledi. Webber’in son turlarda Petrov’a bile geçildiğini söylerken ne dediğimizi daha rahat anlatabiliriz herhalde.

Ferrari de ilk dört yarıştan istediğini pek elde edemedi. Malezya ve ardından Çin GP’lerinde parlayamayan Scarlet takım, Alonso’nun starttaki hatası olmasaydı belki yarışı kazanabilirdi. İkinci güvenlik aracı sayesinde ön sıralara yaklaşabilen Ferrari’de Massa’nın performansının bu kadar düşük olması, Alonso ile arasındaki savaşta onun hanesine eksi olarak yazılacaktır. Özellikle, ilk pit stoplar sırasında çok kritik olan pist pozisyonunu, pite giriş öncesindeki virajda dışarı savrularak Alonso’ya geçiş imkanı vermesi ve art arda pite girdikleri için de pitte Alonso’yu beklemesi, ona karşı moral savaşında önemli bir gedik açacaktır. Her ne kadar Alonso’nun pite girişte Massa’yı geçme hareketi biraz fazla oportunist olsa da, Massa bile bunun normal olduğunu, hatayı yapanın kendisi olduğunu söyledi.

Sauber’in yine bir motor arızasıyla yarış dışı kaldığını; üç büyük takımın ilk 4 yarışta her üçünün de birer tane 1-2 yaptığını; Rosberg’in Schumacher’i dört yarıştır üst üste geride bıraktığını ve Schumacher’in kariyerinde böyle bir durumun daha önce asla yaşanmadığını; Button’ın, tıpkı geçen sene olduğu gibi bu yıl da İspanya’ya sürücüler şampiyonası lideri olarak gittiğini; HRT’nin bir kez daha iki sürücüsüyle yarış bitirdiğini; Kovalainen’in, Hülkenberg’in Williams’ını geride bırakmayı başardığını ve Petrov’un ilk puanını aldığını belirtelim. Yarıştaki ilginç an ve kısa değerlendirmeyi de bir sonraki yazıda yazayım. Yoruldum az.

Yazar hakkında
1981 Ankara doğumlu. Çevirmen.
Yorum gir

Lütfen adınızı girin

Gerekli

Kullandığınız bir e-posta adresi girin

Gerekli

Lütfen iletinizi yazın

efBir © 2012 Hiçbir hakkı saklı değildir

Tasarım: WPSHOWER

Destek: Khodr